Islahat Fermanı Nedir? (Maddeleri, Nedenleri, Sonuçları)

Islahat Fermanı; Osmanlı İmparatorluğu’nun çöküşüne zemin hazırlayan anayasal bir belgedir. Gayrimüslimlere bazı haklar ve denklik getirmiştir.

Islahat Fermanı Nedir? Maddeleri, Nedenleri, Sonuçları

Islahat Fermanı, Osmanlı İmparatorluğu’nun çöküş döneminde Batılı devletlerin arzları üzerine bülten ettiği bir fermandır. Gayrimüslimlerin ve yabancıların cemiyetsel yaşamdaki haklarını Müslümanlarla eşitlemek emeliyle hazırlanmıştır. Ferman, beklenen neticeyi vermemiş; Müslümanların tepkisine yol açmış ve Osmanlı’nın çöküşünü hızlandırmıştır!

Islahat Fermanı Nedir?

Islahat Fermanı veya Islâhat Hatt-ı Hümâyûnu; 18 Şubat 1856 tarihinde Sultan Abdülmecid tarafından çıkarılan “yenilik buyrultusu”dur. Osmanlı İmparatorluğu’nun çöküş döneminde Veziriazam Mehmed Emin Âli Paşa tarafından hazırlanmış; Sultan Abdülmecid tarafından yayımlanmıştır. 1839 senesinde yayımlanan Tanzimat Fermanı’ndaki reformları genişleten bir fermandır.

Kırım Savaşı’nda 1853-1856 barış umutları ortaya çıkınca 1 Şubat 1855 tarihinde Viyana’da taraflar arasında görüşmeler yapıldı. İngiltere, Avusturya ve Fransa arasında temel ilkeler ele alındı. Bu ilkeler arasında Osmanlı İmparatorluğu topraklarında yaşayan Hristiyan milletlere muhtelif hak ve ödünler tanınmasını arz eden madde de vardı. Bu madde üzerinde bağlaşık devletler arasında muhtelif müzakereler yaşandı. Sürecin sonunda Osmanlı’daki gayrimüslimlere müteveccih bazı reformlar yapılması istikametinde muhtelif kararlar alındı.

Kırım Savaşı’nda Fransa, İngiltere ve Avusturya, Ruslara karşı Osmanlı İmparatorluğu’na destek vermişti. 1856 senesindeki Paris Konferansı’nda bu üç büyük Avrupa devleti başta olmak üzere Avrupa devletleri, Osmanlı’yı Ruslara karşı gözetmenin bedeli ve Osmanlı’nın Avrupa devletleri arasına katılmasının koşulu olarak bazı koşullar koydu. Bu koşullar, Islahat Fermanı’nın temel temelleridir. Bu temeller, Veziriazam Mehmed Emin Âli Paşa ile Fransa ve İngiltere’nin İstanbul’daki elçileri arasında kararlaştırılmıştır.

Bu kararlar çerçevesinde Osmanlı, ülke tamlığının bozulması ve topraklarının bölmesi tehlikesine karşı Islahat Fermanı hazırladı. Bu nedenle ferman, doğrudan azınlıklara ve gayrimüslimlere müteveccih olmuştur. Fermanın kaynağı da yabancı devletlerdir. Fermandaki temel temeller, Fransa, Avusturya ve İngiltere tarafından tanımlanmıştır.

Kırım Savaşı mütarekesinden 18 gün sonra, Paris Antlaşması’nın imza atılmasından 6 hafta evvel 28 Şubat 1856 tarihinde Bâb-ı Âlî’de bülten edilmiştir. Gülhane Parkı’nda bir araya gelen hükümet temsilcileri, bakanlar, vekiller, meclis üyeleri, yüksek makamdaki memurlar, askeri erkân, şeyhülislâm, ulema, patrikler, metropolitler, hahambaşı, dini cemaat temsilciler ve yabancı ülke temsilcileri önünde, Sadaret Kaymakamı Kıbrıslı Mehmed Paşa tarafından okunmuştur. Bülten edildikten sonra Paris Antlaşması’nı hazırlayan devletlere bildirilmiştir.

Fermanın okunduğu Gülhane Parkı.

Fermanın Özellikleri

Islahat Fermanı, “Sened-i İttifak” ve “Tanzimat Fermanı” süreçlerinin devamı kalitesinde bir belgedir. Osmanlı politik yaşamında dönüm noktalarından biri olan ferman, imparatorluğun buhranlarla dolu bir döneminde bülten edilmiştir. Osmanlı devlet kumpasında ve kanunlarda politik, iktisadi, yönetimsel ve sosyal farklılıklara yol açmıştır.

Ferman, anayasal bir belge kalitesindedir. Osmanlı tüzükçülük faaliyetleri içinde ehemmiyetli bir yeri vardır. O yarıyılla başlayan yeni kanunlaştırma faaliyetlerinin meşru zeminini kapsar. En ehemmiyetli kanunlaştırma hareketlerinden biri olan Kanun-i Esasi’nin de meşru temelini oluşturur.

Tanzimat Fermanı’na göre daha detaylı olan Islahat Fermanı, Tanzimat’tan değişik olarak Müslüman olmayan uyruk ile yabancılarla alakalı kararlar da kapsıyordu. Gayrimüslimlerin hukukunu Müslüman halk ile eşitlemek emelini taşıyan fermanda, Müslüman kesimi doğrudan ilgilendirebilecek bazı hususlar da yer alıyordu. Misalin; “kimsenin din ve mezhep değiştirmeye zorlanmayacağı” kararı, Müslümanları da içeriyordu. Bu doğrultusuyla ferman, yalnızca gayrimüslimlere müteveccih olarak idrak edilmiş; bazı ehemmiyetli maddelerde Müslümanları ilgilendiren bölümler anlanamamış ve dikkatlerden kaçmıştır.

İmparatorluğun devrilmektan kurtarılması emeliyle muhtelif müessese ve kuruluşlarda köklü farklılıklar yapılması; politik kuruluşlar kurulması, gayrimüslimlerin şahıs haklarının tertip edilmesi ve yabancıların yeni müesseseler kurması gibi başlıklar kapsar.

Islahat Fermanı’nın en büyük özelliği, büyük Avrupa devletlerinin arzları yönünde hazırlanmasıdır. Bir nevi, “yabancı devletlerin hazırladığı” fermandır. Çöküş dönemindeki Osmanlı’nın “kabul etmek zorunda kaldığı” yenilik fermanıdır. Fermanı kendilerinin hazırladığını dünyaya bülten eden Osmanlı, böylece biçim bakımından hükümranlık haklarına gözetmiştir.

Fermanın Osmanlı açısından ehemmiyetli bir özelliği de, Avrupa devletlerinin Hristiyan ulusların refahı için lüzumlu kararları almasının önünün açılmasıdır. Gayrimüslimlere tanınan ayrıcalıkları Avrupa devletleri bir “koz” olarak kullanmış ve imparatorluğun iç işlerine karışmaya başlamıştır.

Avrupa ülkelerinde tanınan temel hak ve serbestlikler Osmanlı uyruğu için de uygulanmıştır. Islahat Fermanı ile tanınan bazı haklar, Batı ülkelerinde tanınan haklarla mukayese etilebilecek ebattadır.

Fermanın Sebepleri

Islahat Fermanı, Osmanlı İmparatorluğu uyruğunda yaşayan gayrimüslimlere bazı haklar vermektedir. Bunun nedeni, Fransız İhtilali gibi Avrupa kaynaklı milliyetçi akımların tesiriyle Balkanlar’da başkaldırı çıkaran gayrimüslim azınlıkları imparatorluğa bağlamaktır.

Fermanın hazırlanmasının öbür ehemmiyetli bir sebebi de, gayrimüslimlere verilen haklar nezdinde Avrupa devletlerinin gerekçeyle Osmanlı’nın iç işlerine karışmasını yasaklamaktır; ancak fermanın maddelerinin uygulanmaya başlaması ile bütün tersi bir vaziyet ortaya çıkmıştır.

19. asırda Osmanlı’nın çöküş döneminde ortaya çıkan “Osmanlıcılık” fikir akımı temelinde yeni bir Osmanlı cemiyeti oluşturmayı hedefleyen fermanda din, dil ve ırk ayrımını yasaklamak da temel alınmıştır.

Fermanın Emeli

Fermanın en ehemmiyetli emeli; “denk bir cemiyet” sağlamaktır. Denk vatandaşlık haklarına sahip Müslüman ve gayrimüslimlerden oluşan bir Osmanlı uyruğu oluşturmayı emeller. “Ulus” sistemi yerine tam dini cemiyetlere denk vatandaşlık tanımayı maksatlar.

Müslümanlar ile gayrimüslimler arasında “bütün bir denklik sağlamaya” odaklanan ferman, değişik inanca sahip topluluklar arasındaki devlet müesseseleri uygulamaları bakımından değişiklikleri ortadan kaldırmayı da kastetmiştir. Din, askerlik, vergi, eğitim, hukuk, temsil hakkı ve memuriyet gibi başlıklarda denkliği öngörmüştür.

“Dini ayrımcılığın kaldırılması, değişik dine üye bireylerin aşağılanmaması, din değiştirme hakkı verilmesi, İslâm dininden çıkanların vefatla cezalandırılmaması” gibi ehemmiyetli maddeler kapsayan ferman, değişik uluslar arasındaki politik, vergi ve askerlik denksizliklerini de ortadan kaldırmak emelini taşımıştır.

Fermanın Maddeleri

Islahat Fermanı, gayrimüslimlere ve azınlıklara ehemmiyetli haklar ve ödünler sağlamıştır. Avrupa devletlerinin arzları yönünde hazırlandığı için doğrudan gayrimüslimlerin hakları korunmuş; Osmanlı uyruğundaki uluslar arasında denklik sağlanmasına odaklanmıştır.

Fermanda; Osmanlı uyruğunun can, mülk, ırz ve namus güvenliğinin sağlanması; kanunlar önünde denk haklara sahip olma; toplulukların kendi inançlarına göre tasarruf haklarına saygı; askerlik hizmeti ve vergiler mevzusunda denklik; meşru haklar ve duruşmalar mevzusunda denklik temel alınmıştır.

Fermanın maddeleri şunlardır;

Tam dini ve mezhebi merasimler hür bırakıldı. 
Din ve mezhep değiştirme mevzusunda zorlamalar menedildi. 
Osmanlı topraklarında yaşayan tam halklara devlet memuru olabilme hakkı verildi. 
Dil, din, ırk ve mezhep değişikliklerinden dolayı resmi yazışmalarda kullanılan küçültücü ve aşağılayıcı ifadeler menedildi. 
Her ulusa askeri ve sivil mekteplere girebilme hakkı tanındı. 
Azınlıklara -ders tercihi ve öğretmen tayinmesi hükümet tarafından yapılmak kaydıyla- değişik alanlarda mektep açabilme hakkı verildi. 
Ticaret, ceza ve cinayet gibi davalar için karma duruşmalar kurulması kararı getirildi. 
Müslümanların ve gayrimüslimlerin davalarının karma duruşmalarda sarih olarak yapılmasına karar verildi. 
Duruşmalar sarih hale getirildi ve duruşma kararlarının bülten edilmesi sağlandı. 
Duruşmada tanıkların din ve mezhepleri üzerine yemin etmelerine imkân tanındı. 
Duruşmalarda ceza alanların mallarının müsaderesi ile alakalı usuller kaldırıldı. 
Cezaevilerin insan haklarına uygun hale getirilmesi karar bağlandı 
Eziyet menedildi; idam veya bağışlama sorunu padişahın inisiyatifine vazgeçildi. 
Patrikhanelerin ve gayrimüslim meclislerinin meşru mevzularda sahip olacakları salahiyetler teyit edildi. 
Osmanlı topraklarında yaşayan herkesten vergi alınması karara bağlandı.  
Tanzimat’a kadar askere alınmayan Hristiyanların askerlik yapması kabul edildi. 
Askerlik hizmeti yapmak istemeyenler için “bedel-i nakdi” isimli bir nevi haraç vergisi uygulaması getirildi. 
Adalet sisteminde gayrimüslimlerin aleyhine olan ve denksizlik kapsayan uygulamalar kaldırıldı. 
Gayrimüslimlere eyalet meclisleri ve Meclis-i Vâlâ’da temsil hakkı verildi. 
Gayrimüslim din adamlarına devlet ücreti bağlandı. 
Hristiyan rahiplerin menkul ve gayrimenkul mülklerine müdahale edilmemesi kararlaştırıldı. 
Gayrimüslimler ve dini cemaatlere kendi meclislerini seçme hakkı verildi. 
Gayrimüslimlere ibadethane, mektep, hastane ve kabirlik gibi yerleri onarmalarına ve yenilerini yapmalarına izin verildi. 
Osmanlı topraklarında yabancılara mal edinme hakkı verildi.

Fermanın Neticeleri

Osmanlı devletinin çöküş döneminin ekonomik ve cemiyetsel nedenleri incelenmeden hazırlanan Islahat Fermanı aracılığı ile Batılı devletlerin arzlarını yerine getirmenin çöküşü sona ereceği hatasına düşülmüştür.

Her şeyden evvel Müslümanların hakları yerine yabancıların veya gayrimüslimlerin haklarının genişletilmesi, çoğunluğu Müslüman olan ulusta büyük tepkiye yol açmıştır. Cemiyette büyük meseleler ortaya çıkmış; çöküşü önlemesi düşünülen Islahat Fermanı, çöküşe zemin hazırlamıştır!

Islahat Fermanı’nın ehemmiyetli neticelerini şöyle sıralayabiliriz: 

Patrikhaneye meclis açma izni verilmesi gayrimüslimlerin bağımsızlık temayülünü artırmıştır. 
Gayrimüslimlerin açtığı yabancı mekteplerde ırkçı bir nesil yetiştirilmiştir. 
Ferman ile Batılı ülkelere ve gayrimüslimlere verilen ödünler, Osmanlı’nın bölünme ve çöküş sürecini süratlendirmiştir. 
“Osmanlıcılık” kavrayışı ile hazırlanan ferman, cemiyetsel balansa hasar vermiştir. 
Yabancılara müessese kurma izni verilmesi ile açılan Batı tandanslı müesseselerle İslami kavrayışla faaliyet gösteren müesseseler arasında çatışmalar yaşanmıştır. 
Vergi, şahsi haklar ve dini denklik gibi mevzular yalnızca dünyaya duyurulmakla kalmış; şer’i hukuk nedeniyle fermanın maddelerinin uygulanmasında meseleler çıkmıştır. 
Bazı Osmanlı kanunları ile Islahat Fermanı maddeleri arasında çatışma yaşanmış; fermanda öngörülen bazı reformların önü tıkanmıştır. 
Batı’dan ekonomik destek bekleyen Osmanlı, ancak bazı ödünler tanımak şartıyla borç alabilmiştir. 
Batı’ya sağlanan ödünler yabancı yatırımcıları Osmanlı topraklarına sürüklemiş; yerli sanayi büyük miktarda hasar görmüştür. 
Osmanlı devletinin sabrettiği meşru nizam değiştirilerek, gayrimüslimleri zimmî hukukun dışına çıkarmıştır. 

Fermanın son neticeyi olarak; ekonomik balansları ve zengin natürel kaynakları Batılı devletlerin eline geçen Osmanlı İmparatorluğu, “yarı koloni” bir devlet haline gelmiştir!

Islahat Fermanı Hakkında Bazı Bilgiler


Sultan Abdülmecid ve Islahat Fermanı metni.

Islahat Fermanı, 3 Kasım 1839 tarihinde yayımlanan Tanzimat Fermanı’ndan sonraki en ehemmiyetli fermandır. 
Islahat Fermanı, eskiki Tanzimat Fermanı gibi Sultan Abdülmecid tarafından onaylanmıştır. 
Islahat Fermanı’nı hazırlayan Veziriazam Mehmed Emin Âli Paşa, Paris’te barış görüşmelerini yürüttüğü için fermanın bülten edilmesinde bulunamamıştır. 
Veziriazam Mehmed Emin Âli Paşa, Tanzimat Dönemi’nin önde gelen devlet adamlarından biridir. 
Islahat Fermanı’nın bülten edildiği 1856 seneyi, gayrimüslimlere tanınan hak ve imtiyazların tartışıldığı bir sene olmuştur. 
Ahmet Cevdet Paşa, fermanın açıklandığı gün için, “İslam âleminin ağıt günü” ifadesini kullanmıştır. 
Osmanlı cemiyetinde Müslümanlardan sonra sırasıyla; Rumlar, Ermeniler ve Yahudiler gelmekteydi. Fermanla bu gayrimüslimlerle hakları eşitlenen Müslümanlar, dini endişe ve hassasiyetlerle fermana itiraz etmiştir. 
Ferman, şeriata ters kararlar kapsadığı mazeretiyle Müslümanların vicdanını yaralamıştır. Devrin hükümdarını tahttan indirmeyi ve hatta öldürmeyi hedefleyen kesimler ortaya çıkmıştır. 

Yorum yapın