Cıva Nedir, Nerelerde Kullanılır?

Cıva, özel bir görünüme sahip ender bulunan elementler arasında yer alır; akışkan ve katı olarak birçok sektörde ehemmiyetli bir boşluğu doldurur.

Cıva Nedir, Nerelerde Kullanılır?

Cıva, dokusu ve görünüşü çok nazik olan ve ender kimyevi özellikler btemizleten ehemmiyetli bir element. Isı, gaz veya akışkan ölçen aletlerden tıp sektörüne kadar birçok alanda kullanımı olan cıva, “zincifre” isimli kırmızı bir madenden elde edilen metalik gri bir maddedir. Altın ve gümüşü cevherlerden ayrıştırmak için cıva kullanılır. Çok güçlü bir çözücüdür. Yazımızda cıva ile alakalı her ayrıntıyı bulabilirsiniz.

Tarihte Cıva

MÖ 1500’lü senelerden kalma bir Mısır kabrinde cıva alaşımları bulunmuş. Daha Önceki Çin ve Hindistan’da cıva kullanıldığı belgelenmiş. 6. asırda alşimiciler Merkür seyyareyi ile cıvayı aynılaşmıştır. Bu sebeple cıvanın İngilizce ismi ‘Mercury’dir. Latince “akışkan gümüş” anlamındaki “hydrargyrum” sözcüğünden sembolünü almıştır. Farsça “hareketli, ele sığmaz” anlamındaki “cive” sözcüğünden Türkçeye geçmiştir.

20. asrın başlarında frengi kusurluğunun rehabilitasyonu için kullanılmış. İspanya ve Fransa’daki 30 bin senelik mağaralardaki süslemelerde cıva kullanıldığı belirtilir. Alşimiciler, cıvadan altın üretilebileceğine inanmış. 4. asırda yaşayan ünlü Çin simyageri Ko-Hung, cıvanın insanların su üstünde yürümesini sağlayabileceğine inanıyordu. Hatta o kadar ileri gitmiş ki, cıva sayesinde yaşlı erkeklerin çocuk yapabileceğini iddia etmiş. Romalılar, kabahatlileri ve köleleri cıva madenlerinde çalıştırmış. Bu sebeple birçok mahkûm cıvadan zehirlenerek can vermiş.

Cıva, 20. asrın başlarından itibaren yapılan araştırma ve deneylerle kullanımı giderek artan ehemmiyetli bir element halini aldı.

Kimyevi Yapısı ve Özellikleri

Cıva, “zincifre” ismi verilen ve lavların tortulaşması ile oluşan kırmızı renkli bir madenden elde edilir. Zincifreden bahsetmeden evvel cıvanın özellikleri ve kimyevi yapısına değinelim.

Kimyevi sembolü “Hg”dir. Atom numarası 80, atom ağırlığı 200,59’dur. Element tablosunun 2-B grubunda yer alır. Gümüş beyaz renginde, oda sıcaklığında akışkan olarak kalabilen tek elementtir. Kaynama derecesi 357’dir, eksi 39 derecede katılaşır. Banal sıcaklıklarda buharlaşabilir. Havaya karışan dumanları zehirlenmelere yol açabilir. Cıva, çok güçlü çözme özelliğine sahiptir. Bakır, altın, gümüş, kalay, lityum, sodyum ve potasyum gibi metal ve elementleri çözer ve metallerle “amalgam” ismi verilen katı, yumuşak ve akışkan alaşımlar oluşturur. Amalgam alaşımlar ısıtılınca cıva buharlaşarak alaşım bozulur. Demiri çözemediği için demir kaplarda saklanabilir. Elektrik geçirgenliği iyidir. Döküldüğünde minik zerrecikler halinde ayrılır. Cıvanın döküldüğü tabanın zehirlenmelere karşı kükürt tozu ile arınılması gerekir.

Tabiatta bulunan elementlerdendir. Metil cıva, çok daha zehirli bir maddedir ve organik cıva bileşiğidir. Bazı mikroorganizmalar cıvayı, metil hale dönüştürür. Hava, su ve toprakta elementel cıva, organik cıva ve inorganik cıva bileşikleri bulunur.

Metalik özelliği olan cıva, elementel cıvadır; rengi parlak gridir ve ısıtıldığında veya oda sıcaklığında akışkan halini alır. Tepkimeye girmez. İnorganik cıva, beyaz toz ve kristal haldedir ve diğer ismi cıva tuzudur.

Cıvanın Cevheri Zincifre Sinober Nedir?

Zincifre, cıvanın elde edildiği cevherdir. Kimyevi yöntemi natürel cıva sülfürdür, “HgS” olarak simgelenir. Yüzde 86,2 oranında cıva kapsar. Volkan lavlarının tortulaşması neticeyi oluşan koyu kırmızı renkli bir madendir. Bazı dillerde, misalin Norveççe de “sinober” olarak bilinen zincifre, Yunan kültüründe “cadı kazanı” ismi verilen zehirli maddeler listesinde de yer alır. İngilizcesi “cinnabar”dır. Orijini Arapçadır ve “kırmızı toz” anlamında kullanılır. “Metacinnabar” ismi verilen değişik yaradılışı ise grimsi siyahtır. Bu şekillenme, zincifreden daha parlak, gri ve saydamdır.

Sağlık alanında, özellikle ten hastalıklarının rehabilitasyonunda kullanılan ilaçlarda, sivilcilerin rehabilitasyonunda, boyalarda ve pas önleyicilerde kullanılır. Zincifre ilk olarak kırmızı boya elde etmek için kullanıldı. Cıvanın hammaddesi konumunda olan zincifre bazı ülkelerde bulunur. İspanya, Slovenya, İtalya, Çin, Rusya, Meksika ve Kaliforniya’da geniş zincifre rezervleri vardır. Dünya cıva gereksiniminin çoğunu İspanya ve İtalya karşılar. İspanya’daki El Entredicho zincifre yatakları dünyanın en büyük cıva rezervi olarak kabul ediliyor. Türkiye’de İzmir’in Tire, Ödemiş ve Karaburun ilçeleri, Uşak, Kastamonu ve Konya’da zincifre yatakları bulunur.

Zincifreden cıva elde etmek için cevher yüksek sıcaklık fırınlarında ısıtılarak hava akımı verilir. Havadaki oksijen cıva sülfür karışımı olan zincifrede kükürt dioksit gazı ortaya çıkarır. Bu sırada cıva, buhar halinde sarihe çıkar. Serbest kalan cıva, soğutularak çökeltilir. Yerkabuğundaki 1 tonluk bir kayaçta 0,5 mg cıva bulunur.


Cıva Nerelerde Kullanılır?

Cıva, kimyevi özellikleri sebebiyle ehemmiyetli alanlarda ve mahsullerde kullanılır. Cıva; bileşikleri ve alaşımlarından elde edilen maddeler tarımdan tıpa, kuyumculuktan elektrik sektörüne kadar geniş bir kullanım alanına sahip. Misalin, altın, gümüş ve platinin cevherlerinden ayrıştırma harekâtında cıva kullanılır. Termometrelerde elementel başka bir deyişle metalik cıva kullanılır.

Cıvanın oluşturduğu amalgam alaşımlar, özellikle dişçilikte kullanılan dolguların imalinde kullanılır. Kalay amalgamı ise ayna imalinde kullanılmaktadır. Amalgam diş dolguları, gümüş, kalay ve bakır alaşımlarının cıva ile karıştırılması ile elde edilir. Bu alaşımın takribî yüzde 50’sini cıva oluşturur. Cıva, bu alaşımdaki rolünde metalleri birbirine bağlayarak çok dayanıklı bir dolgu malzemesi oluşmasının yapıtaşıdır. Akla hemen bir sual gelebilir. Zehirleme özelliği olan cıva amalgam alaşımlarda veya dolgularda insanlara hasar vermez mi? Cıvanın diğer metallerle oluşturduğu alaşımlarda kimyevi yapısı değişir ve zehirleme özelliği ortadan kalkar. Ayrıca, dolgulardaki cıva ölçüyü, hava, su ve gıdalardan alınan cıva ölçüsünden çok daha azdır.

Cıvanın kullanıldığı bazı mahsulleri ve alanları şöyle sıralayabiliriz; termometreler, barometreler, basıölçerler, pompalar, redresör, elektrik şalterleri, elektrikli makineler, kâğıt, ten operasyona, boyalar, batarya, batarya, yakıcı maddeler, buharlı, lambalar, vakum tulumbaları, kozmetik, ilaçlar, krem ve merhemler, mikrop kırıcı kimyeviler…

Cıva Zehirlenmesi

Cıva, birçok besinde, havada ve suda bulunabilir. Zehirleyici özelliği olan cıva, asap sistemlerine hasar verir. Cıva zehirlenmesine genellikle cıva dumanı yol açar. Deniz canlılarında metil cıva birikebilir ve bu mahsullerin harcanması cıva zehirlenmelerine yol açar. Cıva, organizmalardaki sülfidril gruplarıyla etkileşime girerek enzim faalliğini bozar ve hücre vefatlarına yol açar.

Zehirlenmeye yol açan cıva cinsi daha çok elementel cıvadır. Bu cıva cinsinin vakumlanması buharlaşma oranını artırır. Elementel cıva, tenden de emilebilir. İnorganik cıva tuzları, ağız yoluyla veya tenden alınabilir. Karaciğer ve böbrekte depolanır. Santral asap sistemine ve plesentaya çok az ölçüde geçer. Organik cıva ise, besinlerle bedene alınır. Kan hücreleri, karaciğer, böbrekte ve santral asap sisteminde birikerek inorganik cıva bileşenine dönüşür. İdrar ve dışkı yoluyla bedenden atılır.

İnorganik cıva ağız yoluyla alındığında hipertermi, karın krampları, kanlı ishal, kanamalı ülser ve nekroza yol açabilir. Metalik cıva ise, dışkı yoluyla dışarı atılmasını geciktirecek bir vaziyet olmadığı sürece akut zehirlenmelere yol açmaz. Bedenden atılamadığında ise akut metalik cıva zehirlenmesi ortaya çıkar. Zehirlenme; ateş, baş sızısı, ağızda metal tadı, bulantı, kusma, ishal, fazla asaplılık, unutkanlık ve görme bozukluğu gibi bazı rahatsızlıklara yol açar.

Cıvanın insan bedenine diğer hasarları şunlardır; beyin işlevleri, Deoksirübo Nükleik Asit ve kromozomlara hasar verir. Alerjik gidişatlara yol açar. Erkeklerde spermlere hasar verir, bayanlarda düşük tehlikesini artırır. Manili doğumlara yol açar. Bilme güçlüğü, karakter bozuklukları, titreme, sağırlık ve adale meselelerine yol açabilir.

Cıva zehirlenmelerinin cinsine göre bazı ilaçlı rehabilitasyon usulleri uygulanır.


Sırlı Madde Kırmızı Cıva

Kırmızı cıva, son yarım yüzyıldır çok tartışılan ve beynelmilel krizlere yol açan sırlı bir madde. Varlığı ile yokluğu uzun müddet tartışıldı, hala da tartışılıyor. Bilim insanları “kırmızı cıva” tanımından her zaman uzak durdu, varlığını kabul etmedi. Bir cıva iyodu olan kırmızı cıva, iddiaya göre çok güçlü bir patlayıcı, nötron bombasının tetikleyicisi. Hidrojen bombalarının atoma gerek dinlenmeden kırmızı cıva ile patlatılabileceği iddia ediliyor. Saç çıkardığı, cinsel eforu artırdığı, yaşlılığı önlediği gibi birçok iddia gezip durmuş. Bazı deneylerin de ana maddesi olan bu maddenin 1980’li senelerde nükleer füzelerde radar kesici ve doğrultu belirleyici olarak kullanıldığı istikametinde bazı iddialar var.

Füzyon teknolojisinde kullanıldığı, Rusya’nın Ural Dağları’ndan kırmızı cıva çıkardığı, terörist faaliyetler için Rusya’dan Avrupa’ya kırmızı cıva kaçırıldığı, Orta Doğu’daki bazı diktatör liderlerin kırmızı cıva elde etmek için milyonlarca dolar tükettiği gibi birçok haber son 20 senede tartışılan balakalar arasında yer aldı.

Türkiye’de de 1990’lı senelerin sonlarında iki Gürcü ve bir Ermeni’nin kırmızı cıva bulunduğu iddia edilen tüplerle tutulduğu istikametinde haberler yapıldı. Kilosu 300-500 bin sterline satıldığı ve nükleer silahlarda kullanıldığı iddia edilen kırmızı cıva ile alakalı Beynelmilel Atom Enerjisi Ajansı 2005 senesinde bir bildiri yayınladı. Bildiride, böyle bir madde olmadığı; kırmızı cıva içerikli nükleer silah bulunmadığı belirtilerek, “bu bir absürtlük” ifadesini kullandı.

Bu açıklamaya karşın kırmızı cıva efsanesi devam etti. Bazı ülkelerde bu maddeyi taşıyan teröristlerin gözaltına alındığı haberleri devam etti. Misalin Almanya’da kırmızı cıva olarak belirlenen ve 10 plütonyum element kapsayan bir akışkan madde ele geçirildiği duyuruldu.

Yakın bir tarihte başka bir deyişle 24 Eylül 2013 tarihinde de Kayseri’de bir taşıtta yapılan aramada rokete benzeyen bir cismin içinde kırmızı renkli bir akışkan bulundu. Türkiye Atom Enerjisi Müesseseyi ise bu maddenin “kırmızı cıva” olduğunu açıkladı. 20 Haziran 2015 tarihinde de Sarp Hudut Kapısı’nda tutulan iki Gürcü’de 50 gram kırmızı cıva bulunduğu haberleri yapıldı.

Bilim dünyasının kabul etmediği bu sırlı madde bir efsane olarak 40 yıldır konuşuluyor, daha da çok konuşulacağa benziyor.

Yorum yapın